ARTICLE
  ANAYASA MAHKEMESİ FAYDALI MODEL BELGESİ BAŞVURUSU YAYINLANDIĞINDA İTİRAZ ETMEYENLERİN DAVA AÇAMAYACAĞINA İLİŞKİN 551 SAYILI PATENTLERİN KORUNMASI HAKKINDA KHK.' NIN 165/3. FIKRASINI İPTAL ETTİ.

Büyük haksızlık en sonunda ortadan kalktı!...

Bilindiği üzere fikri ve sınai haklarda Avrupa Birliği ile bütünleşme sürecinde tüm mevzuat 1995 yılında yenilenmiş; Avrupa Birliği sürecinin dayatmış olduğu bu düzenlemeler ne yazık ki Kanun Hükmünde Kararnameler ile gerçekleşmiştir. Kanun hazırlama tekniğine dahi uygun olmayan bu düzenlemelerde gereken özen ve dikkat yeterli gösterilmediğinden ve Avrupa Birliği bütünleşmenin getirdiği dayatmalar sonucunda acele ve hızlı bir şekilde KHK biçiminde Bakanlar Kurulunun onayıyla uygulanmaya başlandığından büyük sakatlıklar ve hatalar mevcuttur. Bu yanlışlıkların en büyüğü de ne yazık ki Faydalı Model Belgesi hakkındaki düzenlemelerde yer almaktadır. Özellikle belirtmek isteriz ki; Faydalı Model Mevzuatının birçok eksikliği ve yanlışlığından dolayı (mevzuatın esaslı bir değişikliğe ihtiyacı vardır) kötü niyetli ve haksız kişiler birçok kişiyi mağdur edebilmektedir.

Hukuk sistemimizde buluşlar, patent ya da faydalı model belgesi verilerek korunur. 551 Sayılı KHK.' ya göre yeni (m.7) ve sanayiye uygulanabilir (m.10) buluşlar faydalı model korumasından faydalanabilir. Hukukumuzda patentten farklı olarak bir buluşun Faydalı Model Belgesi kapsamında korunması için buluş basamağını aşması şart değildir.

Burada özellikle 551 sayılı Patentlerin Korunması Hakkında KHK kapsamındaki düzenlemeleri dikkate alarak Faydalı Model Belgesi ile ilgili önemli tespitleri yapmak gerekirse şunları söyleyebiliriz:

a) Faydalı Model hakkı, tescil edilebilen bir hak olup teknik ve fonksiyonel buluşlarda sahibine inhisarı (tekelci) nitelikte yetkiler vermektedir. Faydalı Model mevzuatı, teknik buluşları koruduğundan dolayı, ürünlerin dış görünümünü koru MAZ . Bu anlamda ürünlerin dış görünümünü koruyan Endüstriyel Tasarım korumasından ayrılır. Faydalı Model mevzuatı sadece elde edilen faydalı avantajları korumaktadır.

Bu ayrım çok önemlidir. Türkiye' de ne yazık ki birçok kimse Faydalı Model koruma mevzuatını tasarımlar ile karıştırmaktadır. Faydalı Model Belgesi kapsamında korunan özellikler (yani buluşlar- ki buluşların özelliklerini de belirleyen istemlerdir) olduğu halde tasarım ile karıştırılarak ürünün kendisinin de koruma altında olduğu zannedilmektedir. Bu durum mahkemelerdeki endüstriyel tasarım ile faydalı model belgesi ile ilgili davalardaki bilirkişi raporlarına dahi yansımaktadır. Bilirkişi heyetlerine tasarımcı bilirkişiler tayin edilmesi sonucunda çıkan raporlarda daima ürünlerin karşılaştırılması yapılmakta ve bu temel üzerinden hareket edilmektedir. Halbuki bu tür bir rapor ancak tasarımlar için söz konusu olabilir. Faydalı Model ya da patent ile ilgili bir davada tecavüzün olup olmadığı hususunda bilirkişi inceleme yaparken buluşun istemlerini dikkate alarak esastan inceleme yapmak zorundadır. Bu incelemeyi yapmayan bir bilirkişinin verdiği rapor bu anlamda gerçekleri yansıtmadığı gibi adaletin yerini bulmasını da sağlayamaz.

b) Faydalı Model başvurusu, patent başvurusuna büyük oranda benzer. Diğer bir deyişle Türk Patent Enstitüsü' ne başvuruda bulunulurken hemen hemen aynı tipte bir başvuru yapılır. Ancak başvuruların incelenmesi tamamen farklıdır. Patentte (özellikle incelemeli patentte) esaslı bir inceleme yapılır. Yani dünyadaki muadil diğer patentler ya da başvurular bakımından başvuru iki defa incelemeden geçer. Yapılan başvuru Türk Patent Enstitüsü' nün anlaştığı patent araştırma bürolarına gönderilir. Bu büroların verdiği raporlar dikkate alınarak o başvurunun patent olarak tescil edilip edilemeyeceği ortaya çıkar.

Faydalı Model açısından böyle bir inceleme ne yazık ki mevcut değildir. Daha doğrusu hiçbir esaslı inceleme yoktur. Türk Patent Enstitüsü, başvuruyu sadece şekli açıdan (yani başvuru formu ve başvuru şekle uygun mu) faydalı model belgesi verilemeyecek buluşlardan (m.6) olup olmadığı açısından inceler. Uygulamada bunun dahi yapılmadığını ya da yapılamadığını belirtmek isteriz.

Faydalı modeller için tekniğin bilinen durumuyla ilgili araştırma raporu düzenlenmez. (Düzenlenmediği içindir ki kötü niyetli ve haksız birçok başvuru yapılmaktadır)

c) Faydalı Model başvuruları patent başvurularına nispeten daha ucuz ve daha kısa sürede sonuçlanmaktadır. Patent başvuruları iki defa araştırma ve inceleme raporu alındığından dolayı yaklaşık 3-5 yıla kadar uzamaktadır. Faydalı Model başvurularında esas ve maddi yönden bir inceleme yapılmadığından yaklaşık olarak 12-15 ay sonunda belge alınabilmektedir. Faydalı Model başvuruları patent başvurularına nispeten çok ucuzdur.

d) Faydalı Model başvurusu ilan edilmesine rağmen (yani üçüncü şahısların itirazına açılmasına rağmen) yapılan itirazların hiçbir hükmiyeti yoktur. Yani itiraz yapılsa dahi belge verilir. İtiraz yapıldığında dahi Enstitü esas (maddi) bakımından inceleme yapmaz. Ne yazık ki Türk Patent Enstitüsü mevcut hatalı düzenleme karşısında koruma şartlarını taşımadığını bildiği (yani yeni olmayan bir buluşu) bir başvuruya bile bile faydalı model belgesi vermektedir. Bu büyük haksızlıklara yol açmakta; bu yüzden haksız ve kötü niyetli birçok başvuru sahibi belge almaktadır.Endüstriyel Tasarım başvurularında dahi itiraz üzerine Enstitü esas (maddi) yönden inceleme yaparken; Faydalı model belgesi için bu incelemeyi yapmaması büyük yanlışlıklara ve kötü niyetli girişimlere yol açmaktadır.

e) Patent sahibine tanınan koruma, faydalı model belgesi sahibine de tanınır. Bununla birlikte korumanın süreleri de farklıdır. İncelemesiz patent 7, incelemeli patentler 20 yıl korunurken; faydalı modeller 10 yıl koruma görür.

f) 551 Sayılı KHK. 158/II bendi gereğince Faydalı Model Belgesi Sahibi,kendisine karşı açılan hükümsüzlük davası sonuçlanıncaya kadar, haklarını üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Burada kanun koyucu inceleme yapılmadan verilen bir belgeye dayanarak üçüncü kişilerin baskı altında tutulmasını engellemek düşüncesiyle bu hükmü koymuştur. Patentlere ilişkin böyle bir hüküm bulunmamaktadır. Faydalı Model hakkı, patent hakkına göre hukuki güvenliği daha zayıf olan bir haktır.

Bilindiği üzere, patentin hükümsüzlüğü ile ilgili hükümler 551 Sayılı KHK' nın 129. ve 130. maddelerinde, Faydalı Model hükümsüzlüğüne ilişkin hükümler ise KHK.'nın 165. maddesinde açıklanmaktadır.

Burada kanun koyucunun patentin hükümsüzlüğü talebi ile ilgili olan 130. maddede bulunmayan bir hükmü Faydalı Model Belgesinin hükümsüzlüğü ile ilgili 165. maddenin üçüncü fıkrasına eklenmesi büyük bir eşitsizlik ve adaletsizlik doğurmaktaydı.

Patentin hükümsüzlüğünü talep edebilecek kişilerde aranmayan ancak faydalı model belgesinin hükümsüzlüğünü talep edecek kişilerde aranan özellik bu kişinin KHK. 161. maddesi gereğince bir şahsın faydalı model belgesini hükümsüz kılmak amacıyla dava açması için mutlaka resmi patent bülteninde yayınlanan o faydalı model başvurusuna itiraz yapmış olması şartıydı.

Kanun koyucunun bu şartı eklemesi her yönüyle hukuka, adalete, anayasaya aykırıdır. Şöyle ki;

  • Patentler incelemeye tabi tutulurken, Faydalı Modeller incelemeye tabi tutulmaz.
  • Faydalı Model başvuruları bültenler yoluyla üçüncü şahısların itirazına açılmış olsa ve itiraz yapılmış olsa dahi bu itiraza rağmen yine belge verilir. Patentlerde ise itirazlar kesinlikle değerlendirilir.
  • Her yönüyle patent Faydalı Model Belgesine göre daha kapsamlı ve güçlü bir koruma taşırken Faydalı Model daha zayıf bir koruma taşımaktadır.
  • Her yönüyle daha güçlü ve daha zor elde edilebilen bir patent belgesi her zaman hükümsüzlüğü talep edilebilirken ve bunun için itiraz şartı aranmazken daha az maliyet ve zamanla elde edilen ve daha zayıf bir koruma kapsayan bir Faydalı Model Belgesinin hükümsüzlüğünün talep edilmesinin bir dava şartı olarak itiraz etme kaydına bağlanması her yönüyle HUKUKA; ANAYASAYA ve ADALETE aykırıdır.

Türk Patent Enstitüsü başvurusu yapılan patent ve faydalı model başvurularını her ay çıkarttığı resmi patent bülteninde sırasıyla ilan ederek yayınlamaktadır. Bilindiği üzere şahısların Resmi Patent Bültenlerini takip etme zorunluluğu ve olanağı olmadığından ya da olamayacağından bültenlerde yayınlanan tüm başvurulardan haberdar olmaları beklenemez. Zaten kendilerine de böyle bir zorunluluk da yüklenemez. Vekillerin dahi böyle bir sorumluluğu ya da zorunluluğu yoktur. Vekiller dahi ancak kendilerine iş olarak verilmiş ya da doğrudan müvekkillerini ilgilendiren hususlarda müvekkilinin de onayı ve talimatı ile gerektiğinde itirazda bulunabilmek amacıyla bu bültenleri takip ederler. Bunun aksini düşünmek mümkün değildir. Bu anlamda resmi patent bülteninde yayınlanan faydalı model belgesi başvurusuna sırf itiraz yapmadı diye bir kimsenin dava açma hakkını elinden almak büyük haksızlık ve adaletsizlik doğurmaktaydı. Hiçbir diğer fikri ve sınai hakta (patent, endüstriyel tasarım, marka) olmayan bir kısıtlamanın (dava açma hakkının kısıtlanması) faydalı model belgesi için öngörülmesi aynı zamanda Anayasanın 5. maddesi (Devletin temel Amaç ve görevleri), 10. maddesi ( Kanun önünde eşitlik), 13. maddesi (Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlandırılması). 36. maddesi (Hak Arama Hürriyeti) ve 40. maddesi (Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması) ile 91. ve 152. maddelerine aykırı teşkil etmekteydi.

Anayasa Mahkemesi 2001/1 Esas 2004/36 sayılı 23.03.2004 tarihli kararı ile Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yaptığı başvuruyu kabul ederek Faydalı Model Belgesinin hükümsüzlüğünü kılmak için itiraz etme şartını getiren 551 sayılı Patentlerin Korunması Hakkında KHK.' nın 165. madde son fıkrayı itiraz gerekçelerine dahi bağlı olmadan taleple bağlı kalarak Anayasanın 91. maddesi yönünden inceleyerek ilgili maddeyi iptal etmiştir.

Anayasa Mahkemesi gerekçeli kararında,

"Anayasanın 91. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez. Buna göre, TBMM. "Bakanlar Kurulu" na belirtilen bölümlerde yer alan hak ve ödevlerle ilgili konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi veremez.

8.6.1995 günlü, 4113 sayılı Yetki Yasasına dayanılarak çıkarılan 551 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 165. maddesinin itiraz konusu üçüncü fıkrasına göre, faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemiyle zarar gören üçüncü kişiler ile ilgili resmi makamlar tarafından dava açılabilmesi için, faydalı model belgesi başvurusunun ilgili bültende ilan edilmesinden itibaren, 551 sayılı KHK.' nın 161. maddesi uyarınca üç ay içerisinde Patent Enstitüsü' ne idari itirazda bulunmuş olma koşulu aranarak, dava açma hakkı sınırlandırılmıştır.

Anayasanın 36. maddesinde "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir" denilerek dava açma hakkına yer verilmiştir. Ancak bu madde, Anayasanın 91. maddesi ile sıkıyönetim ve olağanüstü haller dışında kanun hükmünde kararnamelerle düzenleme yapılamayacağı belirtilen ikinci kısmının ikinci bölümünde yer aldığından dava açma hakkını ilgilendiren düzenlemenin kanun hükmünde kararnamelerle yapılması olanaklı değildir."

Diyerek itiraz konusu yapılan 165. madde 3. fıkrayı Anayasanın 91. maddesine aykırı bulmuş ve oybirliğiyle iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi verdiği bu karar 21.04.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak bu tarih itibariyle büyük bir haksızlığı ortadan kaldırmıştır.

Anayasa Mahkemesinin verdiği bu kararın 21.04.2004 tarihli resmi gazetede yayınlanması ile birlikte Anayasanın 153/5. ve 6. fıkrayı dikkate alarak halihazırda devam eden, uyuşmazlığın sürdüğü davalarda bu kararın ne şekilde etki yapacağını da incelemek gerekirse Baki KURU Hukuk Muhakemeleri Usulü 6. Cilt /2001 basımı eserinde s.6343' de bu konuyu incelemiş ve "Anayasanın 153/6 maddesindeki "iptal kararları geriye yürümez" hükmü, iptal kararlarının uyuşmazlık konusu olmayan, kesinleşen işlemlere tesir etmeyeceği anlamında olup elde bulunan, uyuşmazlığın sürdüğü davalarda "Geriye yürümeme" kuralı uygulanmaz" ifadesinde bulunmuştur.

Kanaatimizce de halihazırda Faydalı Model Belgesi ile ilgili davalarda, dava açılmadan önce Türk Patent Enstitüsü Patent Bülteninde yayınlanan bir Faydalı Model Belgesi başvurusuna itiraz etmediği halde (Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği KHK.' nın 165/ f.3 dava açma şartı) diğer bir deyişle dava açma şartını yerine getirmeden dava açanlar Anayasa Mahkemesinin kararından olumlu yönde faydalanacaklardır. Bu durum henüz kesinleşmeyen davalar için dahi geçerli olup; Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürüyen tüm davalarda uygulanabileceğini söyleyebiliriz. Anayasanın ilgili maddeleri 153 / 5. ve 6. fıkrası her yönüyle bu yoruma müsaittir. Ayrıca özellikle Anayasaya aykırılık iddiasının mahkemece dikkate alınmadığı durumlarda dahi esas hükümle birlikte temyiz edilebildiği ve bu aşamada YARGITAY' ın duruma dahil olduğunu düşünürsek ve özellikle usul ekonomisi açısından zira mutlaka ileride faydalı model belgesinin geçerliliği devam ettiği müddetçe haksız ve kötü niyetli girişimler olabilecek, belgenin geçerliliğinden dolayı haksız rekabetin oluşması ve mağduriyetlerin devamı boyunca yeni hükümsüzlük davalarının da açılabileceği dikkate alındığında halihazırda devam eden tüm faydalı model belgesi ile ilgili bu tip davalarda Anayasa Mahkemesinin kararının uygulanabileceğini belirtmek gerekir.

Avukat İbrahim EKDİAL
Bütün hakları saklıdır. Ó 1 Mayıs 2004

 
 
yukarı